...

20.10.2021
285

YOL

Günümüzde toplumun gidişine bakılacak olursa, bizleri pek de iyi bir geleceğin beklemediği bir gerçek olarak daha da çok göze çarpar duruma geldi. Eski zamanlardaki darlık halini bilmeyen yeni nesil, bir teknoloji bolluğu üzerinde yetişmekte olup, bir başlarına büyümekte ve yollarını daha çok şaşırmakta.

Bu her zaman böyledir diyenler olsa bile durum aslında biraz daha farklı. 70li yıllar Türkiye’sinde sadece belli bir kesimin elinde olan yurtdışında yaşamak ve oranın kültürü ile hemhal olma hali, günümüzde televizyon ve telefonlar aracılığı ile, bir dil öğrenmeksizin, bir zorlanma yaşamadan sadece görüntüye özenerek yabancı kültürleri bizlere sunuyor.

Yabancı kültürler ile kendi kültürümüzün etkileşimi son derece doğal da olsa, gençlerimiz bir yozlaşma süreci yaşıyor. Ancak bu yozlaşmada öncelikle en büyük pay, bizlerin yani bu toprakların yozlaşması. Kendi sorularına toplumsal bilinçdışından gelen hazır cevaplardan başka cevap alamayan gençler, haliyle büyük bir sorgulamaya gidiyor. Sorgulamaya gidilmesi tabi ki de doğru. Ancak cevap bulunamadığında bu sefer doğru cevap başka kapılarda aranıyor.

Günümüzde ise kendilerini doğru kapı olarak tanımlayan birçok medya kuruluşu, gençlerimizi sadece kendi menfaatleri doğrultusunda yetiştiriyor. Gelin şöyle bir düşünelim

- Neden evlenmeyi beklemeliyiz? Sevgili olmak güzel bir his… sorusuna doğru cevabı bulamayan her genç, filmlerde ve dizilerde sevgili olan onlarcasını gördükçe, aklının oraya akması kaçınılmaz oluyor. İletişimden gelen kopukluklar gafil bir ilişki doğuruyor. Bunu fırsat bilen bazı kurumlar ise propaganda olarak gençleri türlü türlü zevklere adapte ediyor.

Oysaki gençlerin içinde bulunduğu çıkmazlar, büyüklerce dinlenilse ve istişare edilerek sorunlar çözülse, her iki taraf da daha memnun bir hayat yaşayacak.

Söz gelimi neden ibadet ediyoruz? Allah gerçekten var mı ? Neden haram ve helaller var ? sorularına yetişkinler olarak gerekli donanıma sahip olsak, gerek Kur’an’dan gerek hadislerden gerekse kendi görüşümüzü yansıtan filozoflardan örneklerle ile açıklamaları yapıp konuyu aydınlatsak aslında yeterli olacak. Doğruyu dikte etmektense doğruyu gösterip, ilişkilerimize dengeyi getirebiliriz.

Bu nedenle yeni gelen nesil ile eski nesil arası daha da açılıyor. Kuşak farkının her devirde olduğu ve bu farkı birilerinin istediği gibi yönettiği göz önünde bulundurulursa, her fark bizim aleyhimize.

Bu nedenle aslında bu topraklar için gerekli olan bir kültür devrimi. Aslında her ideoloji de bu devrimi yapmak istiyor. Ancak düşman bizden çok daha gelişmiş durumda. Nerdeyse bizim zaaflarımızı öğrenmek için psikoloji bilimini icat etmiş, ya da bizleri daha iyi hasta etmek için biyolog olmuş, belki de kendisi yargılanmamak için hukuk okumuş, dahası sırf kendisini tedavi etmek için tıpçı olmuş. Örnekler çok!

Bizlerin ise gidecek bir yeri kalmamış….Teknoloji çağında telefonsuz mu yapalım yoksa reklamlara mı kanalım? Herkes sevgili yaparken bir biz mi yalnız kalalım? Herkes eğlenirken biz evde oturup namaz mı kılalım? Bu gençliğin açmazı ne ?

İşte bütün bu sorunlar ancak bir rehber doğrultusunda aşılacak. Şeytani aklı ancak Rahmani akıl yenecek. Bu nedenle bu ayet bizler için bir doğal kaynak niteliğinde…

En’am Suresi 38. Ayet

Biz kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık. Sonunda hepsi Rablerinin huzuruna toplanıp getirilecekler.

Bu nedenle, bir gidişat belirlemek gerekiyor. Yardım için bir el dahi olsa uzatmak gerekiyor. Bir hidayet kaynağı, bir doğruluk pınarı, sorularımız için her türlü bir cevap alabileceğimiz bir öğreti gerekiyor.

Devam edecek…



Yorumlar
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Yorum Yaz
park hayat