Tren Gelir Hoş Gelir

Tren Gelir Hoş Gelir
  F. Selma KOCABAŞ AYDIN
  26 Mart 2018 Pazartesi
YAZAR'A AİT DİĞER YAZILAR
MUTLULUK NE PARADA NE HAVADA
29 Eylül 2022 Perşembe
Mehmet'e Yetişemiyoruz
28 Eylül 2022 Çarşamba
Hayat Seçimlerle Kolaylaşır
21 Eylül 2022 Çarşamba
KÜTAHYA'DA KOBİFİN DESTEĞİNİ KAÇIRDI
26 Temmuz 2022 Salı
Kardeş macaristanla iş birliği gelişecek mi?
19 Mayıs 2022 Perşembe
GURURLU MAHSUN BİR ANA: KÜTAHYA
11 Nisan 2022 Pazartesi
Okullarda Öğretilmeyen Dönüm Noktaları
24 Ocak 2022 Pazartesi
2022’ye Merhaba
31 Aralık 2021 Cuma
SİYASETİ BUGÜNE BIRAKTIM
30 Eylül 2021 Perşembe
“POLİTİKA” VE “MUHALEFET” İ BIRAKALIM
28 Eylül 2021 Salı
Kütahya’nın Neyi Fazla?
29 Temmuz 2021 Perşembe
Kuruluşun Toprağı Devlet Eliyle Canlanacak
20 Mayıs 2021 Perşembe
Çiftçinin Gözü Toprakta, Dünyanın Gözü Gıdada
8 Mart 2021 Pazartesi
YALANCI ÇOBAN HİKAYESİNİ YENİDEN CANLANDIRALIM
12 Şubat 2021 Cuma
Kütahya Yeni Kıtlığa Susuzluğa Hazır mı?
28 Ocak 2021 Perşembe
Biden Değişti mi?
19 Ocak 2021 Salı
Kurulusun ve Kurtulusun topragi olmak kolay degil.
30 Ekim 2020 Cuma
Simdi Farabi`yi Tanima Zamani
28 Ekim 2020 Çarşamba
Kütahya Tarimi Nasil Gelisebilir ?
20 Ekim 2020 Salı
Ciftci Kadinlarimizin Herbiri SÜPERKADiN dır
17 Ekim 2020 Cumartesi
Kütahya’da FAO Uygulamali ciftci Okulu Acacak
13 Ekim 2020 Salı
DİJİTALLEŞEN YAŞAMDA KÜTAHYA NE YAPACAK?
5 Ekim 2020 Pazartesi
Dünyada Kim Ne Bırakacak?
1 Ekim 2020 Perşembe
Mıstık
23 Eylül 2020 Çarşamba
Tavşanlı Sofralarında``İiçli Köfte``Yarışı
19 Eylül 2020 Cumartesi
İÇİMİZDEN GEÇENLERİ AHİRETE Mİ SAKLAYACAĞIZ ?
15 Eylül 2020 Salı
Hergün Yeni Bir Gün İse, Yeni Bir Başlangıçtır
10 Eylül 2020 Perşembe
Kütahya Kabuğunu Kırabilecek mi?
9 Eylül 2020 Çarşamba
Gözlemledi,Tahlil Etti,Reçeteyi Yazdı Sıra Bizde
7 Eylül 2020 Pazartesi
Adım Adım“KÜTAHYA”Ortak Paydası
5 Eylül 2020 Cumartesi
Kurtuluş’un Anlamını Yaşayanlar Yaşattılar
4 Eylül 2020 Cuma
“Bir Nefes Bir Lokma Bir hırkanın bedeli nedir
1 Eylül 2020 Salı
Dumlupınar ve Dumlupınar
31 Ağustos 2020 Pazartesi
TARIM İLÇEMİZDE NEDEN GELİŞEMİYOR
28 Ağustos 2020 Cuma
Kütahya İçin Ne Yapmalı ?
27 Ağustos 2020 Perşembe
Ne Güzel Anne’ydin ANNEM
26 Ağustos 2020 Çarşamba
Evliya Çelebi Kütahya’lımı ?
24 Ağustos 2020 Pazartesi
Üniversiteler Şehirle Bütünleşince.
21 Ağustos 2020 Cuma
Kütahya İlçelerle Bütünleşecek mi?
20 Ağustos 2020 Perşembe
Amerikan Desteğiyle İktidarı Kim İster?
19 Ağustos 2020 Çarşamba
Avrupa Kültürü
18 Ağustos 2020 Salı
Gelecek Daha Güzel Olacak
17 Ağustos 2020 Pazartesi
Sıradışı
12 Ağustos 2020 Çarşamba
Geçmişi Yargılamak Bir Yarar Getirmez Ama……..
11 Ağustos 2020 Salı
Bir ve Beraber Güzel bir geleceğe
10 Ağustos 2020 Pazartesi
Kütahya Şanslı mı? Sanşsız mı?
8 Ağustos 2020 Cumartesi
Tedbirlere Devam
7 Ağustos 2020 Cuma
Mesafeli Günler sürüyor
6 Ağustos 2020 Perşembe
Bence Gelecek 5N1K
5 Haziran 2020 Cuma
Bayramda Sokaklar
28 Mayıs 2020 Perşembe
“At Üstünde Köpek Dalar mı? “
14 Mayıs 2020 Perşembe
Zamanın Ölçüsü Nedir?
8 Mayıs 2020 Cuma
Hoş Geldin Ramazan
23 Nisan 2020 Perşembe
Böyle Gelsin Geçsin
20 Nisan 2020 Pazartesi
EVDEYİZ!
10 Nisan 2020 Cuma
KORONAVİRÜS ÖNLEMLERİ İLE HAYAT ORUCUNDAYIZ
3 Nisan 2020 Cuma
Suyu Tahlil Ediyorlardı
6 Nisan 2019 Cumartesi
Önce Kütahya’ya “UFUK” Lazım
20 Ocak 2018 Cumartesi
Gençlere “ Pazarlama”Zoka’sı
28 Eylül 2017 Perşembe
Tavşanlı’da ,Türkiye de Hepimizin
17 Ağustos 2017 Perşembe
Kim Başkan Olmasın
26 Temmuz 2017 Çarşamba
Fark Yaratanları Farkedebilirmiyiz
26 Temmuz 2017 Çarşamba
On Kişiden Biri Memur Olmak İstiyor
22 Kasım 2016 Salı
Kim Mağdur?
13 Ekim 2016 Perşembe
Ayarlarımıza Geri Dönelim
5 Ekim 2016 Çarşamba
“OKU”MUYORUZ…..
21 Eylül 2016 Çarşamba
Sevelim Sevilelim, Dünya Kimseye Kalmaz
1 Nisan 2014 Salı
TARİHİMLE BARIŞMAK
5 Mart 2012 Pazartesi
Hakkım Varsa …
16 Kasım 2011 Çarşamba

Tren Gelir Hoş Gelir

Selma Kocabaş Aydın - Bu yazı kendim için dedim, çünkü şu anda sadece duygularımı yazacağım. Bu duygu çok farklı; hayal kırıklığı, desem tam değil, acı olduğu kesin, biraz da küskünlük var. Gerçi atalarımız “küslük bir mendil kuruyana kadardır” deseler de; bu öyle mendil kuruyana kadar bitemeyecek kadar derin görünüyor.

Rahmetli Babam Mehmet Kocabaş; pek çok olayda hatırlatırdı sık sık; “tarih tekerrürden ibarettir” diye. Zaten Baba sözü de; yaşlandıkça önemi artar ya; tam işte şimdi bu olayda da önce bu sözün ışığı yandı beynimde sonra da onun yaşadığı ve anlattığı olayı sanki yeniden yaşadım.

Tam yılını bilmiyorum ama sanıyorum 50’li ya da 60’lı yıllar; Tavşanlı’da o zaman bir ücretliler var. Bir de esnaf, tüccar. Öyle şimdiki gibi marka rekabetleri, mağaza rekabetleri yok. Nereden baksanız yokluk yılları. Ücretliler esnaf ve tüccardan daha çok sayıdalar. Ne lazımsa, taksit, maksit ne fiyatsa mecbur alıyorlar. Yapacak bir şey yok. Belki pek çok şey de zaten yok ya da ithal.

ATATÜRK’ünen büyük projesi  : ATATÜRK; tam da bugün kü hedef gibi; yerli ve milli üretimi hedef gösteriyor. Kaynaklarımızın kullanılması, diğer kuruluşlara örnek olması amacıyla SÜMERBANK’ı 1931 yılında kuruyor. Sümerbank, Devlet Sanayi Ofisi’nden, devraldığı Bakırköy, Defterdar, Hereke, Beykoz Deri, Uşak Şeker ve Tosya Çeltik Fabrikaları ve Unkapanı’ndaki değirmenin işletilmesi ile işebaşlıyor. 1932 yılında,Sovyetler birliğinden alınan 8,5 milyon liralık kredi ile başka yatırımlar da  yapılıyor. 1934 yılında uygulamaya konan 1. Beş yıllık Kalkınma planında belirlenen :

“ülkenin yerüstü kaynaklarını değerlendirerek ithalata konu olan özellikle şeker, dokuma ve kağıt başta olmak üzere temel gereksinim maddelerinin yurtiçinde üretilmesi, yerel veya bölgesel, tarımsal üretime ve doğal kaynaklara dayalı sınai üretim birimleri kurmak” görevlerinin büyük bölümü Sümerbank’a veriliyor.

Sümerbank’ın kurduğu tesislerde üretilen ürünler de; açılan mağazalarında satılmaya başlıyor. Tavşanlı’dada  büyük çoğunluğu oluşturan ücretliler bir komisyon kurarak, Sümerbank mağazası açılması için girişimler başlatıyorlar. Babam da bu komisyonda.

Komisyonun girişimiyle mağaza açılması kararı çıkartılıyor. Ancak tüccar ve esnaf  bu mağazanın açılmasını istemiyor. Kendi ticaretlerinin baltalanacağını düşünüyorlar. Fakat mağazanın açılması için gereken binaların çoğu da onlara ait. Bina arayışları sürerken tam ümitsizliğe kapıldıkları anda; Tavşanlı’nın ilk gazetesini çıkaran ve matbaası olan Rahmetli Kamil Güvenç;                 “Ben dükkânımı boşaltırım, burayı adres gösterin, bir çadır kurar orada da gazetemi çıkarırım” diyor. Bu moralle, çalışmalar hız kazanıyor ve Sümerbank mağazası Tavşanlı’da açılıyor. Ancak babamın anlattığına göre, engellemeler bu açılışısadece  geciktiriyor. 

Tarih 2018; Tavşanlı yıllardır, o çok sevdiği, İzmir- Ankara bağlantısının kadim TREN’iaçıldığı günden beri Kuruçay ve Emet hemzeminlerinden geçerken mecburi saygı duruşuna geçiyor.  Ancak sonunda   Belediye Başkanı Mustafa Güler’in çok önemle takip ettiği geçit projesi ihale edilerek yapımı başlıyor.

Yeni öğreniyor kamuoyu; başkan Güler’in açıklaması ve paylaştığı mahkeme kararı ile….

Anlaşılan şu; Yapılan üst geçit köprüsünün, önünü kapatmasından, görüş açısından çıktıklarından, alışveriş merkezinin TCDD’den kiraladığı otopark yerini kaybettiklerinden,dolayı sahiplerininadını bilmediğimiz “şirket”in avukatı, dava açıyor.Mahkeme kararında; Projeyi hayata geçiren, TCDD’nin mühendisleri, Karayollarının mühendisleri tarafından kontrolü uzun bir onaylama süreci  bitip yapımı başlayan büyük bütçeli projenin;  bilirkişinin ayakları kısa, görüş açıları engelli,  minyatür adı avm, anlaşılan TCDD’denkiralandığı için bir çevre düzenlemesi bile olmayan etrafı mezbelelik görünen otoparkı,  ve bir benzin istasyonunun giriş çıkışı gibi  gerekçelerle ki; (orada bunların dışında yakında düzenli sitesine  taşınacak sanayi işyerleri var) revize edilmesi çıkıyor. Bu yüzden de o bölümdeki inşaatın durmasına karar veriliyor.

Yani yıllar sonra; birileri beklenen en büyük projenin önünde dikiliyorlar.

Kırıldım dedim ya; bir vatandaş olarak kırıldım. Buradan;  avukattan başka muhatabı ve uğraşanı görünmeyen  dava karşısında; itirazların temelinde yatan anlayamadığım algılar, bu yüzden Sümerbank engellemelerini çağrıştırdı. Empati yapıyorum; “ben olsaydım” diyorum;  koskoca şirket’miş ( mahkeme kararında ŞİRKET diye  geçiyor),. Yıllarca tren geçerken, manevralar yapılırken, bekleyen biri olarak; benim orada yerim olsaydı, gönüllü “genişlesin biraz daha, buradan geçsin” derdim. Ama öyle olmuyor. Halkı hiç muhatap almadan avukatlarıyla inciten bir manevra yapanlar  mutlu mu şimdi. Mutlu olacaklarsa şahsen söyleyeyim, biz mutlu olmadık; Tarihin tekerrürü’nü düşündüren bu üzücü itirazlardan. Bu zepzengin itirazcılar, hem de bu kadar üst düzeyde oluşmuş birlik beraberlik içinde yüksek ekonomik hedefler varken;  bodrumunda otoparkı olan, gerçek bir alışveriş merkezi yapamazlarmıydı? Benim kırıklığım belki de fillerin yolunda kalmış, bir karıncanın kırıklığı kadar olsa da ; Kırıldım işte.


Paylaş: 

Okur Yorumları

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.

Yorum Yaz