...

30.3.2022
887

VAKIF MEDENİYETİMİZİN İÇİNDE; KÜTAHYA VAKIFLARI

“Hüner bir şehir bünyâd itmekdür

  Reâyâ kalbin âbâd itmekdür" 

 Fatih Sultan Mehmed Han

(Asıl marifet bir şehir kurmak, şehir imar etmekle birlikte; o şehirde yaşayanların kalbini kazanmak, onları mutlu etmektir.)                                      

Merhabalar sevgili okurlarım. Sizleri Fatih Sultan Mehmed Han’ın bu muhteşem beytiyle selamlıyorum. İstanbul’un kutlu fethinden sonra şehrin imarının asıl insanın kalbinde yapılması gerektiğini vurguladığı bu beyit, Kütahya serimizde bu günkü işleyeceğimiz konuyla da bir hayli alakalıdır. İslamiyet’e geçişle beraber kadim gelenek ve göreneklerimiz, Kutsal kitabımız ve inanç sistemimiz Anadolu ve Rumeli coğrafyalarında insan ve gönül kaynaklı bir su gibi tüm topraklarımıza doğru gürül gürül akmıştır. Bu toprakların susuzluğunun giderilmesinde en büyük rollerden biri de “vakıf” geleneğimizin bilhassa Anadolu’nun Türkleşme ve İslamlaşma politikasında en üst seviyelerde olmasıdır. Devletin kurucu taşlarından biri olan “Vakıf Medeniyeti” sadece insan üzerine değil; kuşların, bülbüllerin ve bütün yaratılanların üzerine de bir yağmur gibi yağmış ve bereketlenerek çoğalmıştır.  “Orta Asya’dan cihanın dört köşesine yayılan Türkler gittikleri her yere kahramanlık ve medeniyet götürdükleri gibi iyilik ve yardım fikirlerini de yaymışlardır.” cümlesi başkalarının gözünde adeta vakıf ruhunun tesirinin bir tasdiknamesi niteliğindedir. Öyle ki ta Orta Asya’dan getirdiğimiz bu anlayış İslamiyet’le beraber daha da anlam kazanmış, kurulan devletlerin maddi ve manevi yapısını oluşturmuş ve ilerlemesine de katkı sağlamıştır. Bulundukları yerlerde adeta bir tapu hükmünde olan “vakıflar” Türklerin kurmuş oldukları devletlerde bir sistem haline gelmiş ve en iyi şekilde değerlendirilmiştir.  İşte! Kütahya’da vakıf geleneği bakımından oldukça zengin şehirlerimizden birisidir. Gerek Selçuklular gerek Germiyan Beyliği gerekse Osmanlı Devleti döneminde şehrin pek çok noktasına isimlerini birazdan zikredeceğimiz vakıflar inşa edilmiştir. Şimdilerde Kütahya’da bu kadar zengin gönül kurumlarının olmadığını bilmek insanı üzmüyor değil? İnsan kalbinin imaretini şehirlerin imaretinin arkasına atmamız bugün geldiğimiz durumu açıklıyor sanırım. İnsanın insanı anlamadığı şehirler kuruluyor. Oysaki vakıfların çoğu insanların ve toplumların yararına yöneliktir ve insan ruhunu besler niteliktedir. Atalarımızın bu konudaki hassasiyeti de göz önünde bulundurulursa şimdi o suyun önünü kesen taşları kaldırmanın da tam vakti olabilir. 

Bu çerçevede Kütahya’da imar olunan vakıfların bir kısmının isimleri şöyledir:

DÎNÎ VAKIFLAR

II. Yakup Çelebi İmareti Külliyesi

İshak Fakih Külliyesi (İshak Fakih külliyesi; çeşme, cami, zaviye, medrese ve kütüphaneden oluşmaktadır.)

CAMİ VE MESCİD VAKIFLARI

Balıklı Camii/ Hezar Dinari Mescidi/ Rahime binti Arif Vakfı (Rahime Hatun bu vakfını Hezar Dinari Mescidi için kurmuş olup, kira gelirinden mescidin kayyımına ve vakfının mütevellisine günlük yarımşar akçe tahsis etmiştir.)

Sadettin Camii

Kurşunlu Camii ve Şeyh Mustafa Efendi Vakfı

Takvacılar Camii/ Silahdar Mehmed Paşa Vakfı, Osman Paşa Vakfı

Ulu Camii/ Yıldırım Bayezid Vakfı

Hisarbeyoğlu Mustafa Bey Vakfı/ Saray Camii, XVIII. Asırda Hisarbeyoğlu/ Saray Camii için kurulan vakıflar: Genç Ali Paşa Vakfı, Yahya Paşa Vakfı, Ünzile binti İbrahim Vakfı

Karagöz Paşa Camii

Şengül Camii (Celal Mescidi)

Lala Hüseyin Paşa Camii

 Hatuniye Camii/ XVIII. Asırda Hatuniye Camii için kurulan Ayşe binti Ahmet Vakfı

Fatma binti Hüseyin Vakfı

Elhac Seyyid Süleyman Paşa Vakfı

Osman Ağa ve oğlu Hasan Ağa Vakfı

Mehmet Ağa bin Ahmet Ağa Vakfı

Ali Paşa (Alo Paşa) Vakfı

Dükkâncılar Mahallesi Mescidi

Efendizade Mescidi

Hasan Ağa Mescidi 

TEKKE VE ZAVİYE VAKIFLARI

Ahi Vakıfları

Seyyid Nusrettin Zaviyesi- Paşam Sultan Türbesi

Abdal Ece ve Seyyid Abdülvefa Zaviyeleri

Kütahya Mevlevihanesi/ Mehmed Saîd Hâlet Efendi Vakfı

EĞİTİM VAKIFLARI

Fatma Hatun Mektebi

Tevkii Mehmed Paşa’nın Sıbyan Mektebi Vakfı

Ahmet Paşa’nın Muallimhanesi ve Cüzhanesi Vakfı

Abdurrahman Ağa bin Mehmet Vakfı

Vezir Cafer Paşa Dar’ül-Kurrâsı

Kamer Hatun binti Mehmet bin Abdülbâki Vakfı

Ömer Cud Efendi bin Mustafa Vakfı

Aliye Hatun binti Ebubekir Ağa Vakfı

Yukarıda da görüldüğü üzere vakıf imareti bakımından zengin bir geçmişe sahip Kütahya’mız bu konuda da beni şaşırtmadı. Hemen her yazımda bu mirasın üzerine basa basa sizlere aktarmaya gayret göstermemin sebebi; kaybolmasını istemediğim köklü geleneklerimizin devamının getirilip özündeki ilkeleri de kaybetmeden devletin ve milletin sinesine kazınmasıdır. Özellikle kadın hayırseverlerin de bir hayli fazla oluşu gelecek yazım için bana bir fikir vermiş olmakla birlikte isimlerini okurken çokta mutlu oldum. Yazımı bir Hadis-i Şerif ile tamamlarken, aşağıya bırakacağım kaynaklardan da konuyla ilgili ayrıntılı bilgi edinebilirsiniz. 

“VAKIF İNSAN” olmak duasıyla.

Hayru’n-nâs men yenfeu’n-nâs (İnsanların hayırlısı, insanlara faydalı olandır.)

KAYNAKÇA:

Özlem SOYER ZEYREK, “XVIII. YÜZYILDA KÜTAHYA VAKIFLARININ SOSYAL VE EKONOMİK HAYATA KATKILARI” AFYON KOCATEPE ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH ANABİLİM DALI DOKTORA TEZİ (2015) 


Yorumlar
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Yorum Yaz
park hayat