Zafer Dergisi’nde Emet Tanıtıldı
21.9.2021 15:44:00

Kütahya, Manisa, Afyonkarahisar, Uşak illerinin yeraldığı Zafer Kalkınma Ajansının yayınladığı Zafer Dergisinde, Emet ilçesi tanıtıldı.

Coğrafi Durum ve Doğal Yapı Ülkemizin İç Batı Anadolu Bölgesi'nde yer alan Emet ilçesinin yüz ölçümü 1.046 km2dir. Doğusunda Çavdarhisar, batısında Simav, güneyinde Hisarcık ve kuzeyinde Tavşanlı ilçeleri yer almaktadır. Rakımı 888 m’dir. İlçenin belli başlı yükseltileri Emet-Simav doğal sınırını meydana getiren 2.072 m yüksekliğinde Eğrigöz Dağı, 1.850 m yüksekliğindeki Gölcük Da-ğı ve 1.800 metre yüksekliğindeki Düşecek Dağı’dır. İlçe sınırları içerisindeki Örencik Ovası, ilimi-zin de önemli ovalarındandır. Şaphane Dağı’ndan çıkan Emet Çayı ilçenin en büyük akarsuyudur. İlçenin iklim yapısı çeşitlilik gösterir. Ege, Marmara ve İç Anadolu Bölgesi iklim tipleri arasında bir geçiş iklimine sahiptir. Tarihçe Emet'in ilk yerleşim tarihi Kalkolitik (M.Ö 5.000) dönem sonrası Tunç Çağı’ndan bu yana sürmektedir. Bu yörede tüm Anadolu'da rastlanan pişmiş toprak kap örnek-leri tespit edilmiştir. Eğrigöz'de bulunan Roma Dönemi kalesi Bizans Döneminde de kullanılmış olup sarp bir yerdedir. Emet'in antik dönemlerde isminin Tiberiopolis (Tiberius'un şehri) olduğu ya-zılı kaynaklarda ve sikkelerde belirtilmektedir. Emet, Selçuklu ve Osmanlı döneminde önemini korumuş bir ilçemizdir. Osmanlı Döneminde voyvodalık olan Emet, bir ara Simav'a bağlanmıştır. 27 Nisan 1922'de Emet'te saldırıya uğrayan Yunanlılar intikam için geri gelmişler ve Cevizdere'de tek-rar bozguna uğramışlardır. Bu olaydan bir hafta sonra Yunan birlikleri yeniden gelmişler ve Emet'i yakıp yıkmışlardır. Emet 3 Eylül 1922’de özgürlüğüne kavuşmuştur. Milli Mücadelede Emet Emet Milli Mücadele dönemindeki kahramanlığı ile Genelkurmay kayıtlarına “Emet Olayı” diye geçen ve “Gazilik” unvanını hak eden bir ilçemizdir. Halk tarafından Gazi Emet diye anılan ilçemiz 14 Ağus-tos 1921’de Yunanlılar tarafından işgal edilmiştir. 

20 Şubat 1922’de 40 ZAFER ZAFER 41 Yunanlı-lardan 40 kişilik bir ekip Hükümet binasına yerleşmiş fakat belli bir süre sonra halk tarafından işgal-ciler yok edilmiştir. İçlerinden kaçmayı başaran bir kişi Kütahya’ya ulaşarak durumu haberdar etmiş ve bunun üzerine bir tabur asker Emet’e yönlendirilmiştir. Bu durumu bilen Emet halkı 6 Nisan 1922 gecesinde “Şehitler Anıtı” olan Cevizderesi Boğazı’nda mevzilenmiştir. Yunan taburu bu boğazda yoğun bir şekilde iki ateş arasında kalmış ve kendi makineli tüfeklerini kurmaya fırsat bile bulama-mışlardır. Porsuk Ahmet’in ilk atışı yaparak Yunan Komutanını vurması ile başlayan çarpışma kah-ramanca bir mücadele sonucu işgal kuvvetlerinin yok edilmesi ile sonuçlanmıştır. Emet Cevizdere Şehitliği vatanı uğruna 3 Eylül 1922 tarihinde Cevizdere’de Rauf Yüzbaşı komutasında Yunan aske-rine ağır kayıplar verdiren şehitler ve gaziler anısına 1985 yılında yapılmıştır. İkitaş Kanyonu, Eğri-göz Kalesi ve Tahtalı Göleti Tarihiyle ün kazanmış ilçemize gelen misafirlere adeta huzuru yaşatan yerlerinden birisi olan İkitaş Kanyonu da ilgi odağı durumundadır. Bölgede bulunan İkitaş Kanyonu, Dereli Kaplıcalarına kadar uzanmaktadır. Etrafında bulunan bungalov evleri ise farklı ve huzur dolu bir ortam yaratmaktadır. Etrafında organik malzemelerden yapılan lezzetleri bulunduran lokanta da mevcuttur. İkitaş Kanyonundaki bungalov evleri, büyük şehirlerin gürültüsünden, kalabalığından uzaklaşmak ve dinlenmek için farklı ve iyi bir seçenek olabilmektedir. Kanyonun hemen üzerinde bulunan Eğrigöz Kalesi ilçedeki bir diğer huzurlu yerlerden birisidir. Halk arasındaki rivayete göre zamanının Kazıklı Voyvodası olarak bilinen Eflak Prensi Vlad Tepes'in Eğrigöz Kalesi’nde esir edildiği söylenmektedir. 

Batılı ve Türk birçok araştırmacı alanda çeşitli çalışmalar yapmış ve Eğri-göz Kalesi’nin antik bir yerleşim yeri olduğuna ve kalenin stratejik öneme sahip olduğuna dikkat çekmiştir. Bölgede yapılan tespitlere göre Eğrigöz Kalesi, Osmanlılar devrindeki kaza merkezi hüvi-yetini yitirmiş ve bir köy haline gelmiştir. Burada kaleden başka yenilenmiş durumda bir cami bu-lunmaktadır. Caminin yanında eski minaresi, bir hamam kalıntısı, çamaşırhane ve eski dönemlere ait bir çeşme bulunmaktadır. Köy meydanında bulunan ve üç medeniyetin izlerini üstünde taşıyan çeş-me görülmeye değer bir eserdir. Ne zaman yapıldığı tam olarak bilinmeyen çeşme; Bizans, Roma ve Osmanlı medeniyetlerinin izlerini taşımakta olup ortasında kadın figürü olduğu söylenmektedir. Ay-rıca Tahtalı Göleti ve Mesire Alanı fotoğraf çekimleri için çok önemli nitelikte yerlerdir. Bu alan yazın Hıdırellez şenliklerinin düzenlendiği ve bölgenin aktif olarak kullanılan yaylalarından bir tane-sidir. Bu yayla özellikle mesire alanı ve kamp konaklaması için kullanılmaya müsait durumdadır. Maden Dünyada rezerv bakımından çok az bulunan bor madeni Emet ilçesinde oldukça fazla bu-lunmaktadır. Dünyadaki bor rezervlerinin %70'i Türkiye'de bulunurken bu rezervin %50'si ise Emet ilçesindedir. Ayrıca Türkiye'de bulunan 10 asit borik fabrikasından bir tanesi de Emet ilçesinde faa-liyetini sürdürmektedir. Stratejik ve ekonomik olarak çok önemli olan bor madeni hem Emet ilçemi-ze hem de Türkiye'ye çok büyük katkılar sağlamaktadır. Termal Turizm Emet’teki termal suların her türlü romatizmal hastalıkların kronik dönemlerinde özellikle mide, bağırsak sistemi, karaciğer ve safra kesesi üzerinde etkili olduğu, sindirimi kolaylaştırdığı ve bağırsak hareketlerini 42 ZAFER düzenlediği bilinmektedir. Bu suların kullanıldığı birbirinden güzel 3 adet hamam bulunmaktadır. Özellikle Osmanlı Hamamı Emet dışından gelen turistlerin ilgisini çekmektedir. Bunun yanında mi-safirlerin konaklaması için 97.000 m² alan üzerine kurulu 322 yatak kapasiteli Emet Thermal Resort Hotel bulunmaktadır. Gastronomi Emet pidesi, Türkiye'de sadece Emet'te yetişen, sarıot ve kekik yiyen hayvanların peynirinden yapılan ve özel mayalanan hamur kullanılan Osmanlı döneminde padişah sofralarına konulan nadir lezzetlerdendir. Emet kebabı, doğal ortamda yetişen ve yöre halkı-

nın "erkeç" dediği oğlakların etinden yapılmakta olup pişerken etin koyulduğu fırın dışarıdan hava almasın diye kapağı çamurla sıvanmaktadır. Oğlak eti burada 3 saat boyunca pişerek hazır hale gel-mektedir. Keçi peyniri, Kütahya’nın en çok keçi sütü üretilen ilçesi olan Emet’te oldukça meşhurdur. Keçi peynirinin inek sütünden yapılan peynirlere göre daha düşük kalorili olması, yağ oranının az olması, bol miktarda fosfat içermesi, kolay sindirilebilir olması gibi özellikleriyle tercih edilmekte-dir. Emet ekmeği, kara fırınlarda ekşi mayadan yapılan, lezzeti, tok tutması ve uzun süre dayanıklı kalabilme özelliklerine sahiptir. Geceden ekşi mayalı hamur çoğaltılır, çoğaltılan hamur sabah ek-meğin sayısına göre tekrar çoğaltılarak yoğurulup 4 saat dinlenmeye bırakılır. 4 saat sonra pasalara doldurularak fırına verilir. Şirin ilçemize özgü bu lezzetlerin tadına bakmanızı tavsiye ederiz.


Yorumlar
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Yorum Yaz
park hayat