...

8.4.2020
1373

Yol gösterici bazı örnekler

Alınan tedbir kararlarına uyulması konusunda vatandaşların duyarlı olması çok önemli.

Bu duyarlılık, salgının yayılma hızının yavaşlamasında etkili olduğu gibi toplumsal dayanışma bilincine de katkı sağlayacaktır.

Çin, İran, İtalya ve İspanya’nın deneyimleri bize yeterli bir uyarı olmalı ve ikinci bir ilan yapılana kadar da uymaya ve evlerde kalmaya devam edilmeli.

Çünkü uzmanlara göre tehlike henüz aşılmadı ve koronavirüs dalgasının daha başındayız.

Unutulması ki; önlem kararlarına uyma konusunda halkın tamamı konsantre olması halinde salgınla mücadelede başarı elde edilebilir.

Aksi halde ağır bedeller ödemeye mecbur kalırız… 

ZORU AŞMAK İÇİN NELER YAPILMALI

…Evet zoru başarmaya mecburuz. 

Zira, durum gerçekten ciddi. 

Çünkü mesele sadece bizim için değil, aynı zamanda bizim dışımızdakilerin de hayatı ile alakalı bir durum söz konusu.

Kimileri için zor ve can sıkıcı olsa da iyi değerlendirildiğinde karantina altındaki zaman içinde çok önemli kazanımların da var olduğu görülecektir.

Günlük yoğun çalışma ortamında fırsat bulamadığımız için ihmal ettiğimiz birçok şeyi gerçekleştirme imkânımız var.

Zaman zaman dinlenmek ve belli aralıklarla kendimizi yormadan ev içinde bile olsa bazı spor aktiviteleri yaparak rahatlamak bunlardan bazıları. 

İnsan, sesiz ortamda düşünme ve konular üzerine yoğunlaşarak kendini geliştirme imkanı bulma şansı var.

Okuma ve araştırmaya yönelmek, bazen de kendimize özel bir zaman ayırarak sonsuzluğun sahibine samimi bir teslimiyetle münâcâtta bulunmak, derin bir tefekkür içinde bir vicdan muhasebesi yapmak için gerçekten önemli bir fırsat.

Tarih sayfaları, karantina altında verimli çalışmalara imza atmış nice düşünürlerin isimleriyle dolu. 

O şahsiyetlerin hapishane veya karantina altındaki zor zamanlarda zamanı en iyi şekilde değerlendirerek insanlığın faydasına ortaya koydukları önemli eserler bugünlerde neler yapabileceğimiz için yol gösterici olmalı.

Ayrıca; insanlık adına utanç verici bir olay olan Saraybosna kuşatmasında yaşananlar ve bu kuşatmaya karşı Müslüman Boşnak kardeşlerimizin sabır ve kararlılığı ile sürdürdüğü direniş ayrıca önemli bir örnek olmalı.

SARAYBOSNA KUŞATMASI

Koronavirüs salgını nedeniyle evde karantinaya girmek alışılmışlığın dışında bir zorunluluk olduğu için elbette kolay değil.

Ancak, zoru başarmak zorundayız.

Tıpkı, Saraybosna kuşatmasında gösterilen sabır ve kararlılık gibi… 

Bilmeyenler veya unutanlar haklı olarak ‘Saraybosna kuşatması’nı ve nelerin yaşandığınımerak eder.

 Ben de o kuşatmayı kısmen yaşayan bir gazeteci olarak o günleri yeniden yaşar gibiyim.

Dile kolay, o kuşatma tam 1425 gün sürmüş ve kimse evlerinden çıkamamıştı.

5 Nisan 1992 tarihinde başlayan Sırp kuşatmasında resmi verilere göre 11451 kişi hayatını kaybetti ve en az 50000 kişi yaralanmıştı. 

…İnsanlar, her türlü sosyal hayattan olduğu gibi yaşam için elzem olan temel gıda maddelerinden de mahrum kalmıştı.

Şehrin alt yapısı tamamen tahrip edildiği için şehre, içme suyu, elektrik ve doğalgaz verilemiyordu.

Çocuklar yaklaşık 4 yıl aileleriyle birlikte evde kalmaya mahkûm oldu.

Çünkü Saraybosna’yı çevreleyen tepeleri elinde bulunduran Sırp caniler, işgal etmeye muvaffak olamadıkları başkent Saraybosna’yı sürekli bombalıyorlardı.

Her gün ortalama şehir merkezine 300 top mermisi düşüyordu. 

Diğer yandan ise gizli noktalara Snayperler (dürbünlü uzun namlulu tüfekleri ile çok uzaktan çok küçük hedefleri vurmak için özel eğitimi almış keskin nişancılar)’ın insan avı sürüyordu.

Zorunlu olarak dışarıya çıkanlar ile uzun süre evde kalmaktan sıkıldıkları için ev önlerinde oynayan çocukların büyük bir kısmı tekrar evlerine dönemedi.

Ya üzerlerine veya yakınlarına düşen bir top mermisinin şarapnel parçaları ile lime lime oldular, ya da keskin nişancıların kurşunlarına hedef oldular…

Avrupa’nın ortasında hatta BM Güvenlik Konseyi’nin ‘Güvenli Bölge’ ilan ettiği şehirlerden biri olan başkent Saraybosna yakın tarihin en uzun kuşatması altında kalmıştı.

İşte o uzun süreçte Saraybosnalılar, bir yandan açlık ve yoksulluk ile mücadele ederken, diğer yandan kısıtlı imkânlarıyla Avrupa’nın 4. büyük ordusu olan Yugoslav Ordusu’na karşı direnişi dürdürerek inanılması zor bir zaferi kazandı.

Sırp kuşatmasını ve toplu katliamları lanetliyor, kardeş Boşnak halkının şanlı direnişini ve zaferini kutluyorum. 

Mevcut şartlarımız bir takım özgürlüklerimizi kısıtlıyor ve bazı zorluklarla karşılaşıyor olsak da, çok şükür onlar gibi ağır bir imtihana tabi değiliz. 

Aç ve açıkta değiliz, ihtiyacımız olan her şeyi bir şekilde temin etme imkânımız var.

Suyumuz akıyor, elektrik ve doğalgazımız var. 

Kısacası; ülkemiz işgal altında değil ve her an toplu bir katliama maruz kalacağımız korkusu yaşamıyoruz.

Evlerimizde kaldığımız bugünlerde onların çektiği sıkıntı ve acıları sanırım daha yakından hissediyoruz ve “beterin beteri var” diyerek halimize şükrediyor olmalıyız. 


Yorumlar
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Yorum Yaz